Kayıtlar

Bilinç Bilmecesi

Resim
Psikoloji Profesörü Riccardo Manzotti ve Yazar Tim Parks'ın bilinç hakkında yaptıkları diyalog dizisinin birinci bölümü. Akıl, algı, bilinç ve hafıza konusundaki düşüncelerimiz bir düzene koymak mümkün mü acaba? Bilgisayarların bilinç sahibi olabilmesi, evrenin bir simülasyondan ibaret olabileceği ya da bilincin insana özgü bir şey mi yoksa tüm evrene yayılmış bir şey mi olabileceği sorularını derinden inceleyen bir makalenin yazılmadığı bir gün geçirmek gerçekten zor oluyor. Bu konuda inandığımız şeylerden veya inandığımız şeylerin nörologlar ya da filozoflar tarafından tasdik edileceğinden dahi emin değiliz. Yıllardır bu konuyu bir psikolog, filozof ve bir robotik mühendisi olan Riccardo Manzotti ile tartışıyoruz. Şimdi ise ona gerçekleştirdiğimiz bu tartışmaları belli bir diyalog dizisi haline yoğunlaştırmayı ve buradan yola çıkarak belli alternatifler ortaya çıkarmayı önerdim. Kendi nazarımda, bu konu hakkında ortaya çıkarılmış kuramların ve bizim bu kuramları ele alış t...

Yaşıyor

Ayağa kalktı o, Yukarı baktı sonra, Yerden ibaret değildi her şey, Düşünmeye başladı sonra, Düşünme oldu. Baş parmağı oldu onun, Dövmeye başladı, Taşı dövdü, demiri dövdü, tuncu dövdü, Öldürdü sonra, sebepsizce, Yaşam oldu. Yazmaya başladı o, Kanı için, Kirlettiği yetmezmiş gibi, Paklamaya uğraştı, Yazı oldu. Öğrenmeye başladı o, Sonra da öğretmeye, Yansıttı zaten sonsuz olanı, Işığı parladı, Bilgi oldu. Sevmeye başladı sonra o, Kendisine aitmiş gibi, Sevdiğini de kirletti, Seviyorum dedi, Mülk oldu. Harun Lokman Kılıç 07.02.2017 Gaziantep

Cinsel Arzular ve Ahlak

Resim
"18. yy filozofu Immanuel Kant, insanoğlunun kötü olmaya meyilli olduğuna inanmıştır. Yalnız Kant, bunu söylerken, ellerini öldüreceğine inandığı bir düşman üzerinde gezdirirken neşe ile kahkaha atan bir adamı temel almamıştır. O, bu fikrinde, temel insan güdülerinde dahi yapmamız gereken şeyler yerine istediğimiz şeyleri yapmaya karşı koyamamamızı, yani görev ve ödevlerimiz üzerine arzularımızın seslerini önemsememizi kastetmiştir. Kant için, ahlak bu boşluğu kapatan ve bizi arzulayıcı benliklerimizden uzak tutan değerdi.  Arzular konu olunca cinsellik hiçbir zaman uzakta olamaz. Kant, üstü örtülü bir şekilde cinselliğin olağanüstü gücünü ve cinselliğin bizi kolayca doğrudan uzaklaştırma kabiliyetini kabul etmiştir. O, cinselliğin ahlaki açıdan istimlak edilebileceğini iddia etmiştir; çünkü o, tutkunun, cinsel olarak arzuladığımız kişilerin vücuduna odaklandığını ve yalnızca organlarla sınırlı kalmadığını, dolayısıyla o kişileri basit nesnelere indirgediğini düşünmüştür. Bu ...

Parabol

Resim
"Hakikati buldum." değil, "Bir hakikat buldum." deyin.  "Ruhun yolunu buldum" değil, "Kendi yolumda yürürken ruhla karşılaştım." deyin. -Halil Cibran, Ermiş; "Kendini Bilmeye Dair"   "Hypotheses non fingo." "Faraziye uydurmuyorum." -Isaac Newton, Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri; "Genel Görüntü" y=x ², en basit parabol Cebirsel Tanım: Paraboller, denklemleri içerisinde en az bir adet ikinci dereceden fonksiyon barındıran polinom fonksiyonların grafikleridir. Analiz Tanımlı bir aralığa sahip bir parabolün; iki adet farklı reel kökü, iki adet çakışık reel kökü, ya da reel olmayan kökleri olabilir.  Bir parabolün tanım kümesindeki iki farklı eleman görüntü kümesindeki bir elemanı aynı anda görüntüleyebilir. Bir parabolün görüntü kümesinin her elemanı, tanım kümesindeki elemanlardan en fazla iki tanesi ile görüntülenebilir.  Bir parabolde x değerinin büy...

Sıfır ve Umut

Resim
"Geçen zaman " denir, "geçmiş zaman", "Geleceğe umutla bak"... Peki gerçekten de geçmiş midir zaman? Zaman olgusu kavranması en zor şeylerden biridir bence. Zaman durunca göremeyiz,  duyamayız, algılayamayız ve en acı olanı ise düşünemeyiz. Maddennin ana parçasıdır yani aslında zaman. Eşyadır. Fakat "geçmiş zaman" diye bir olgunun oluşu imkansızdır. Çünkü zaman kümülatiftir. Seçimle karıştırılması mümkündür, zira zamanın aksine seçimlerin geçmiş olma olasılığı vardır. Zaman ise yalnızca geçmiş seçimlerin birikimidir. Bu mutlak anda, aslında geçmişte yapılan her seçimin tek ve mutlak sonucunu yaşamaktayız. Her hareket, her enerji, her ses, her düşünce, yani kısacası değiştirilmiş olan her şey zamanı, dolayısıyla "şu an"ı oluşturur. Tıpkı olasılık hesabının anlattığı gibi, değiştirdiğimiz her şeyle ve bizde değişen her şeyle birllikte yaşadığımız anın paydasını oluştururuz. Şaşırtıcıdır; payı 1 ve paydası sonsuza yakın olan b...

Newton'un Felsefesi

Resim
Isaac Newton(1642-1727), felsefe bakımından zengin ve kargaşalı, Avrupa'da Aristocu felsefenin etkinliğinin azaldığı, Descartesçı felsefenin ortaya çıkıp yıkıldığı, Büyük Britanya'da "Deneysel Felsefe"nin ortaya çıktığı, ve doğa felsefesi  için hazırlanan sayısız matematiksel ve deneysel metotların bulunduğu bir dönemde yaşamıştır. Newton'un Sir Isaac Newton  Matematik -rakibi Leibniz ile Calculus hesabına yaptığı katkılar dahil- ve şimdi Fizik adıyla bilinen bilimlere yaptığı katkılar onun bıraktığı etki üzerine edilebilecek tartışmalara egemen gelebilecek durumdadır. Aynı zamanda modern felsefenin çıkış zamanlarında da büyük bir etki bırakmıştır. Öyle ki on yedinci yüzyıl sonları ve on sekizinci yüzyıl başlarındaki felsefe tarihini kavramak, Newton'un rolü göz önünde bulundurulmayınca çok zor olur. Descartes'çı fikir ve yöntemlerle hayatının erken dönemlerinden beri ilgili olması en az, onun, Leibniz ile gerçekleştirdiği tartışmalar sonucu 18. YY f...

Miras Üzerine

Resim
Ve bir şey daha... Bizler, modern çağda, geçmişimize yöneltilmiş bir yanlış kanı doğrultusunda yaşıyoruz. Ortalama bir insana, atalarımızdan daha gelişmiş olup olmadığımız sorusunu yönelttiğimizde, yüksek ihtimalle bize onlardan çok, çok daha yüce varlıklar olduğumuzu söyleyecektir. Pekâlâ MÖ 13.000'de yaşamış avcı lardan daha kültürlü olduğumuz, onlardan daha gelişmiş bir akıla sahip olduğumuz ve 1000 yıl önce yaşamış,  Vikingler 'den çok daha uygar olduğumuz söylenebilir. O insanları, ilkel, cahil ve vahşi olarak hayal ederiz. Biz, o insanlar değilizdir. Ama aslına bakılırsa Homo Sapien ler -yani modern insanlar- Australopitekus gibi ilk insanlarla ortak bir gen havuzunu paylaşır. Cro-Magnon ya da Neandertal lerden, kayda değer bir görünüş farkımız yoktur. Ne de vahşet eğilimimizin zaman içinde azaldığına işaret eden bir kanıtın varlığından bahsedebiliriz. Günümüz insanlarında da, atalarımızda bulunan yıkıcı davranışları sergileme, insanlığa karşı suç i...